Kayıtlar

Eğer Tanrı Yoksa...

İyi ve kötünün var olduğuna inanıyor musunuz? Bu sorunun cevabı teistik değerleri seküler değerlerden ayırır.  Mümkün olan en açık örneği vereyim:  Cinayet işlemek Cinayet yanlış mı? Kötü bir şey midir? Neredeyse herkes evet cevabını verecektir.  Ama şimdi çok daha zor bir soru soracağım: Nereden biliyorsunuz? Cinayetin yanlış olduğunu düşündüğünüzden eminim. Ama nasıl biliyorsunuz? Size dünyanın geoid şeklinde olduğunu nasıl bildiğinizi sorsam, bana uzaydan fotoğraflar gösterir ya da ölçülebilir veriler sunarsınız. Ama bana cinayet, tecavüz ya da hırsızlığın yanlış olduğunu kanıtlayabilecek hangi ölçümleri veya verileri sunabilirsiniz?  Gerçek şu ki... bunu yapamazsınız. Bilimsel gerçekler vardır ancak Tanrı olmadan ahlaki gerçekler yoktur.  Tanrısız bir dünyada ahlak hakkında yalnızca görüşler olabilir.   Bunlar kişisel görüşler ya da toplumun görüşleri olabilir.  Ama yine de sadece birer düşünce olmaktan daha fazlası olamazlar. Teistik değerleri bir...

Sağ yanağınıza bir tokat atana öbür yanağınızı da çevirin ifadesi ne anlama gelmiyor?

Resim
"Bir yanağınıza vurana öbür yanağınızı da çevirin." -Luka 6:29 "Ama ben size diyorum ki, kötüye karşı direnmeyin. Sağ yanağınıza bir tokat atana öbür yanağınızı da çevirin." -Matta 5:39 İsa neden "diğer yanağını çevir" gibi bir şey söyledi? Ne demek istemişti? Kutsal Kitap kültüründe birinin yanağına dokunmak ya da vurmak hakaret sayılırdı. Bu, günümüzde birine kötü bir isimle veya aşağılayıcı bir kelimeyle hitap etmeye eşdeğerdir. İsa, öğrencilerinin kötü ve Tanrısız insanlar tarafından hakarete uğrayacağını biliyordu ve bu hakaretlere karşılık verip de bundan bir "tatmin" elde etmeye çalışmanın zaman ve enerji kaybı olduğunu da biliyordu. Bu yüzden dedi ki "diğer yanağınızı çevirin" yani hakaretleri görmezden gelin ve diğer yanağınızı göstererek tekrar hakarete uğrayacağınız anlamına gelse bile inancınızda ve davranışlarınızda kararlı olduğunuzu gösterin dedi. Birinin yanağına tokat atmanın hakaret olduğunu gösteren başka Kutsal Kitap...

Tanrım Tanrım Beni Neden Terk Ettin? İsa Neden Böyle Söyledi?

İnsanların, neyden bahsettiği hakkında hiçbir fikirleri olmaması rağmen üzerine en çok yorum yaptığı İncil ayetlerinden birisi de İsa Mesih'in çarmıh üzerinde canını verirken söylediği şu sözlerdir: Saat üçe doğru İsa yüksek sesle, “Eli, Eli, lema şevaktani?” yani, “Tanrım, Tanrım, beni neden terk ettin?” diye bağırdı. -Matta 27:46, Markos 15:34 Bu ayeti tesadüf eseri bir yerde görmüş kişiler, ayetin neyden bahsettiğini hiç bilmemesine rağmen bunun hakkında sayfalarca yazı yazabilmekte veya çeşitli yayınlarda bunun hakkında çeşitli söylemlerde bulunabilmektedir. Dinlerin insanları kandırmak için uydurulduğunu savunan kişiler bile bu ayeti kullanarak "İsa ölmeden önce inandığı Tanrı'nın kendisine yardım etmeyeceğin anladı" der ve İsa'yı son anlarında inancını kaybetmiş olmakla suçlarlar(veya överler). Bunu yapan kişiler buradaki ifadenin birebir aynısının İsa'dan bin sene önce Davut tarafından söylenmiş olduğunu, Tevrat'ta bunun aynısının yazdığını (Mezmurl...

İsa boşanmış bir kadının tekrardan evlenmesini yasakladı mı? (Matta 5:32)

"Ama ben size diyorum ki, cinsel ahlaksızlık dışında karısını boşayan, onu zina etmiş gibi gösterir; boşandıktan sonra onunla evlenen de zina etmiş gibi görünür." -Matta 5:32 (Üniteryen Çeviri) "cinsel ahlaksızlık"  Bu kelime Grekçe porneia ( #4202  πορνεία) kelimesinin çevirisidir. Pornē ( #4204  πόρνη) geleneksel olarak kadın fahişe anlamına gelirken, pornos ( #4205  πόρνος) kelimesi ise erildir ve Grek kültüründe, özellikle ilk yüzyıllarda, erkek bir fahişeye atıfta bulunurdu. Ancak Yeni Ahit'te bu kelimeler genellikle daha genel bir anlamda kullanılmış ve bu nedenle Grekçe kelimeler hala bazı cinsiyet tonlarını koruyor olsa da genellikle birçok türdeki cinsel ahlaksızlığa atıfta bulunmuştur. Bu bağlamda, yani bir adamın karısını "cinsel ahlaksızlık" nedeniyle boşaması söz konusu olduğunda, kadının zina yaptığı açık bir varsayım olacaktır. Eski Ahit'te zina yapanların idam edilmesi gerektiği belirtilse de (Levililer 20:10), Roma döneminde bu nad...

Eski Ahit peygamberlikleri İncil'de çifte peygamberlik olurken Kuran'da neden olmasın?

Tevrat içerisindeki bazı ayetler çifte peygamberlik içerir ve birden fazla kez gerçekleşip birden fazla olaya işaret ederler. Tanrı'nın sözleri bu anlamda göründüğünden daha derindir. Örneğin bazı peygamberliklerin hem İsa hem de Davut için geçerli olması daha sonradan Kutsal Yazılarda alıntılanarak onaylanır yani vahiy ile onaylanmış olur. Bazı durumlarda ise yazarlar ikincil veya nihai anlamı sadece Tanrı tarafından bilinen bir ayetin yorumunu Tanrı'dan vahiy aracılığıyla alır ve bunu orijinal bağlamından ayrı bir bağlamda anlatırlar.  Bazı durumlarda ise Yeni Ahit, Eski Ahit'te daha önce başkasında gerçekleşmiş bir sözü alır ve bunu Mesih'e uyarlar. Buradaki anlatı da şöyledir "X kişisi o ayette başarısız olup kötü işler yaptı ancak Mesih başarılı oldu ve bu kötü işleri yapmadı".  Tüm bu alıntılardaki kilit nokta, bu konuların yine Kutsal Yazılar içerisinde açığa çıkıyor olmasıdır ancak Kuran içerisinde Tevrat veya İncil'deki bir pasajın direkt veya dol...

Yahudiler neden Mesih'ten önce İlyas'ın gelmesi gerektiğine inanıyorlardı? (Matta 17:10)

Resim
Öğrencileri O'na şunu sordular: “Peki, din bilginleri neden önce İlyas'ın gelmesi gerektiğini söylüyorlar?” -Matta 17:10 Mesih'in zamanındaki dini liderler, Malaki 4:5'in yanlış yorumlanmasına dayanan bir doktrin olan, İlyas'ın Mesih'ten önce geleceği doktrinini öğrettiler:  "RAB'bin büyük ve korkunç günü gelmeden önce size Peygamber İlyas'ı göndereceğim." -Malaki 4:5 Ancak İlyas çoktan ölmüştü ve Tanrı onu Mesih'in zamanından önce tekrar yaşaması için diriltmedi. Malaki 4:5 ayetini doğru anlamak için bu ayette geçen "İlyas" isminin bir  konuşma şekli  olan "antonomasia" yani "isim değiştirme"  olduğunu bilmemiz gerekir.  Antonomasia, hitap ettiğimiz kişiye ikinci kişinin özelliklerini atfetmek için bir kişinin başka bir kişinin adıyla çağrıldığı konuşma şeklidir. Örneğin kanepede zıplayan bir çocuğa "Kes şunu Tarzan!" diyebiliriz. Çocuğun adının "Tarzan" olmadığını biliyoruz, ancak ona ...

Lut ile Kızlarının Yatması Hakkında | Yaratılış 19:30-38

Resim
Lut Soar'da kalmaktan korkuyordu. Bu yüzden iki kızıyla kentten ayrılarak dağa yerleşti, onlarla birlikte bir mağarada yaşamaya başladı. Büyük kızı küçüğüne, “Babamız yaşlı” dedi, “Dünya geleneklerine uygun biçimde burada bizimle yatabilecek bir erkek yok. Gel, babamıza şarap içirelim,  soyumuzu yaşatmak için  onunla yatalım.” O gece babalarına şarap içirdiler. Büyük kız gidip babasıyla yattı.  Ancak Lut yatıp kalktığının farkında değildi.  Ertesi gün büyük kız küçüğüne, “Dün gece babamla yattım” dedi, “Bu gece de ona şarap içirelim.  Soyumuzu yaşatmak için  sen de onunla yat.” O gece de babalarına şarap içirdiler ve küçük kız babasıyla yattı.  Ama Lut yatıp kalktığının farkında değildi.  Böylece Lut'un iki kızı da öz babalarından hamile kaldılar. Büyük kız bir erkek çocuk doğurdu, ona Moav adını verdi. Moav bugünkü Moavlılar'ın atasıdır. Küçük kızın da bir oğlu oldu, adını Ben-Ammi koydu. O da bugünkü Ammonlular'ın atasıdır. -Yaratılış 19:30-38 B...